 tarihci  Muallim | Kürt Ergenekon'u 1374 gün önce Alıntı('1355197','1355197','6','724')">Spam rapor edinKürt Ergenekon'u
phantaso33@hotmail.com
PKK dışında kalan ve ciddi bir birikime sahip Kürtler, kendi Ergenekon'larını sorguluyor. Türk solonun yapamadığını onlar Nasname adlı sitede yapıyor...
Berzan BOTÎ : Kürd Ergenekonunu Kürdler Çözecek
Öcalana karşı en ciddi ve kararlı muhalefetin Mehmet Şener ve arkadaşlarınca (PKK-Vejin) yapıldığı çoğu insan tarafından kabul görüyor. Mehmet Şener ve arkadaşlarının başka bir özelliği de, Kürd Ergenekonunun çözüm anahtarı olabilecek bir iddiayı on yedi yıl önce ortaya atmış olmalarıdır.
Türkiyede, Ergenekon adıyla anılan faşist çetelere karşı yapılan operasyonlar geri dönülmez bir süreci başlatmıştır.
Operasyonun sınırlandırılması, suçluluğundan şüphe duyulmayan bazı insanların (Genelkurmay Başkanı gibi) kapsam dışı tutularak aklanmaya çalışılması gibi eksikliklere rağmen, Kemalizm ve kurumları ilk kez ciddi anlamda toplumsal boyutta bir sorgulanmaya tabi tutulmaktadır.
Gelişmeler, sistemin bir bütün olarak sorguya tabi tutulmayacağını; artık gizlenemeyen bazı çirkin uygulamaların ortadan kaldırılacağını; bu uygulamalarda yer alan bazı insanların tasfiye edileceğini; tasfiyelerle, hem demokratikleşmenin önünü açmanın hem de üst düzey bazı yöneticileri aklamanın amaçlandığını göstermektedir.
Bu yaklaşım, Türkiyede, radikal ve hızlı bir demokratikleşme yerine, yavaş/reformist, özgürleştirici bazı yönleri kırpılmış ve Ortadoğuya özgü bir demokrasi anlayışının benimsendiği anlamına geliyor. Buna rağmen, gerçek demokrasiye ulaşmak için önemli bir gelişmedir yaşananlar. Bu nedenle gerçek demokrasi talebi olanlar bu eksik yaklaşımı gerekçe gösterip kayıtsız kalmamalıdır.
Herkesin beklentilerine yeteri kadar cevap vermese de, sistemden rahatsız olan her insanın bu sorgulama/hesap sorma sürecine dahil olması gerekir.
Ergenekonun ırkçı yapısı, eylemlerin hedefinde Kürdlerin öncelikli yeri, Kürd ulusal sorununa yaklaşımdaki kati tutum hesaba katıldığında herkesten çok Kürdlerin taraf olmasını gerektiriyor.
Ciddi bir sorgulamayla otuz yıllık bir ihanetin tüm detaylarıyla ortaya çıkacağı ve Kürd muhalefetinin güdümlü olmaktan kurtulup gerçek bir özgürlük hareketine dönüşeceği gerçeği, duyarlı herkesin Ergenekonda taraf olmasını kaçınılmaz kılıyor. Kürd ergenekonu, Türk yargısının kararlarına/çözüm tarzına ve insafına bırakılmayacak kadar hayati öneme sahiptir Kürdler açısından.
İmralıdan gelen "tarafsızlık" çağrısı, Kürd Ergenekonunun ömrünü uzatmaya yöneliktir kuşkusuz. Çirkin ilişkiler ortaya çıktıkça telaşlanan Kürd Ergenekonu şefleri, bir yandan tarafsızlık çağrısı yaparken diğer taraftan da iddianamede yer alan (fişlenen) bazı insanları hedef gösterip kendilerinin sorgulanmasını engellemeye çalışmaktadırlar.
Kürd halkı, Kürd Ergenekonunu kendisi sorgulamalı/yargılamalı ve mahkûm etmelidir. Çünkü Türk adalet sistemi devletin çıkarları doğrultusunda hareket edecek ve varması/varmaması gereken noktaları da bu anlayış belirleyecektir.
Kürd Ergenekonu Ve Somut Deliller
Tümdengelim ve tümevarım, doğru bilgiye ulaşmak için kullanılan iki yöntemdir. Hangi yöntemin daha sağlıklı olduğu düşünürlerce sıkça tartışılmış, iki yöntemden birini tercih edenler olduğu gibi her iki yöntemin birlikte kullanılması gerektiğini savunanlar da olmuştur.
Bu iki yöntemi Kürd Ergenekonuna uyguladığımızda, tümdengelimin karşılığı teori, tümevarımın karşılığı da pratik olur. Öcalanın Kemalizm savunusu, başka hiçbir teorik belgeye gerek bırakmayacak kadar güçlü bir ihanet belgesidir. Aynı şekilde PKK pratiği de (iç infazlar, devrimci/yurtsever insanlara yönelik eylemler ve sivillere karşı katliamlar v.s.) ihanet dışında bir kavramla nitelendirilemez.
PKKnin hem teorisinden hem de pratiğinden yola çıktığımızda vardığımız sonuç aynıdır. Yani her iki yöntemin uygulanmasında bir tutarlılık var; bu tutarlılığı sağlayan ise devletin çıkarlarına hizmet, Kürd halkına ihanet edilmiş olmasıdır.
PKK dışındaki Kürd aydın ve örgütlerinin elinde bulunan ihanet belgeleri, Türk yargısının elindekiyle kıyaslanamayacak derecede çoktur. Gelinen aşamada bu belgelerin ortaya konması ve Kürd Ergenekonunun teşhir/tasfiye edilmesi, devrimci/demokrat/yurtsever/Kürd ve insan olmaktan kaynaklanan kaçınılmaz bir sorumluluktur. Bu sürece katkı yapmamanın, bilinenleri dillendirmemenin haklı hiçbir gerekçesi olamaz artık.
Öcalana karşı en ciddi ve kararlı muhalefetin Mehmet Şener ve arkadaşlarınca (PKK-Vejin) yapıldığı çoğu insan tarafından kabul görüyor. Mehmet Şener ve arkadaşlarının başka bir özelliği de, Kürd Ergenekonunun çözüm anahtarı olabilecek bir iddiayı on yedi yıl önce ortaya atmış olmalarıdır.
On yedi yıl önceki iddia PKK, Kürd halkı tarafından sevilen, her kesimin sahiplenebileceği niteliklere sahip bazı insanları öldürecek ve eylemleri devlete yükleyerek kitle desteğini artırmayı hedefleyecek idi. Çarpıcı olan, bu listede yer alan Musa Anter ve Vedat Aydının iddiadan kısa bir süre sonra faili meçhul bir şekilde katledilmeleridir. Yani tam da iddia edildiği gibi.
Bu iki cinayeti, bazı itirafçıların sınırlı bilgileriyle çözmeye kalkışmak ihanetin kaynağına ulaşmayı engeller. Bu iddia kadar önemli (aynı zamanda bağlantılı) başka bir olayda, itirafçılara af çıkarılmasıydı. En ufak bir hatayı hatta insani bir duyguyu bile ölümle cezalandıran PKK, itirafçılara neden af çıkarttı üzerine düşünmek lazım. Varılacak mantıklı sonuç, iki tarafta da rahatça iş görebilecek hareket alanları geniş olacak infaz timlerinin işini kolaylaştırmak olacaktır.
İki soru;
Öldürülecekler listesinde yer alanlara ulaşma noktasında sıkıntı yaşayan Vejin grubu elindeki listeyi PDK-Bakur yöneticilerine verdi mi?
Bu listede yer alanlar PDK-Bakur yöneticileri tarafından uyarıldı mı?
Bu iki sorunun da yanıtı tereddütsüz evettir. Ne Mehmet Şenerin arkadaşları ne de PDK-Bakur bunu yalanlayabilir.
O dönemde kongre hazırlıkları yapan PDK-Bakur geçici bir komiteye sahipti. Dönemin geçici sekreteri ne yazık ki yaşamıyor ama komitede yer alanlar (kimi Avrupada kimisi de Kuzey Kürdistanda) hala yaşıyorlar. Aynı şekilde M. Şenerin arkadaşlarından da (sürece tanık olanlar) yaşıyorlar. Bu nedenle isimlerini söylemek (Etik kaygılardan dolayı) doğru olmaz. Beklenti, kendilerinin bu konuda açıklama yapması ve halkı ayrıntılı bir şekilde bilgilendirmeleridir.
Söz konusu liste/belge PDK-Bakurun arşivindeyse, şu anki yönetime sorumluluk düşmektedir. Her iki tarafın konuya dair açıklamaları, Kürd Ergenekonunu teşhir etmekle kalmaz, Kürd halkının ulusal-demokratik mücadelesine çok önemli bir katkı olacaktır. Umarım bu katkıyı esirgemezler.
Türk yargısının çıkarları doğrultusunda sızdıracağı bilgilerle yetinmek yerine, elimizdeki bilgileri paylaşarak, ortak bir bilgi havuzu oluşturarak sorunu kendimiz çözmeliyiz
indymedia dan alınmıştır
Yorumlar: 0 Görünümler: 205 Etiketler: ihanet, ergenekon, çete, pkk, kürt sorunu, kürt ergenekonu, nasname |